2 Nisan 2012 Pazartesi

BOP Projesi,planı

Büyük Ortadoğu Projesi denilen projeye ait haritadır. Amerikan Savunma Bakanlığı'na bağlı bir dergi tarafından piyasaya sürülmüştür. Daha sonra, 2006-2007 yılında, Bir Nato Toplantısı sırasında Türk Subaylarının masasına konulmuştur. Plan ana hatları ile; 22-23 müslüman ülkenin daha küçük devletçiklere bölünmesi, Ulus devletlerin ortadan kaldırılması, Müslüman Ülkelerin sahip olduğu yeraltı ve yerüstü zenginliklerine,kaynaklarına el konulması ve ülkelerin birbirine düşman edilmesi, şii-sünni çatışmalarının alevlendirilmesi ve uzun yıllar sürecek kin tohumlarının ekilmesidir. Plan üzerinde örnek vermek gerekirse, Irak 3 parçaya ayrılacaktı. Günümüzde artık, Irak'ın Kuzey Irak (Kürt bölgesi), Sünni Bölüm (Orta Irak) ve Şii Bölgesi olmak üzere 3'e bölündüğü açık ve nettir. Bu harita'nın 2004 yılında piyasaya verildiği düşünülürse, bölge ülkelerinde son 10 yılda yaşanan olayları,isyanları, amerikan işgallerini ve işgal girişimlerini iyi değerlendirmek ve olayları analize etmek gerekir. Bugün yaşanan Afganistan işgali, İşgal edilmeye çalışılan ve savaşa çekilmeye çalışılan Pakistan'ı unutmak mümkün değildir. Her gün öldürülen yüzlerce Müslümanı görmezden gelmek, bizim dinimize göre mümkün değildir. Düşmanı iyi tanımak,planından haberdar olmak ve paylaşmak şarttır,gereklidir. Harita'da görüldüğü üzere, Türkiye'de bölünmenin bir parçasıdır. Ve son yıllarda görüldüğü üzere plan aşama aşama işlemektedir (görmek istemeseniz de). Yarın bir gün savaş kaçınılmazdır. Bunun için de, Türkiye'nin ordusu küçültülmeye çalışılmakta, parasız askerlik ile insanlar arasında gelir farklığından doğan uçurum ve kin körüklenmekte,darbe adı altında Ordusuna güven azaltılmakta, çeşitli bahaneler ile Ordunun generalleri hapislere tıkılmakta (ancak 3-4 yıldır süren davalarda hala geçerli bir delil bulunamamış, insanlar hakkında suçlu iseler karar verilememiştir) Ordu'nun tüm işleyisi, gizli belgeleri sudan sebepler ile İsrail vb ülkeler ile paylaşılmakta, Türkiye darmadağın edilmektedir. Uyanık olmazsak,her şekilde iç veya dış çatışma kaçınılmazdır. Güçlü olmaktan,uyanık olmaktan, olayları iyi analiz etmekten başka çaremiz yoktur.

26 Mart 2012 Pazartesi

Kıbrıs ve Kaddafi'nin yardımı


Libya Cumhuriyeti Başkanı Muammer Kaddafi, Türk maslahatgüzarını çağırdı. Dedi ki; “Olayları yakından takip ediyorum. Bu durumda büyük devletler hemen yedek parçayı keserler. Hangarlarım açıktır. Neye ihtiyacınız varsa alabilirsiniz. Bizde olmayan bir şeyi de gerekli görürseniz, söyleyin, derhal biz sizin için alalım.”
Turgut Özakman. Çılgın Türkler Kıbrıs kitabından alıntıdır.
Bunu yapan adamın elinden, bir sene evvel barış ödülü ve Libyalıların söylediğine göre, ciddi oranda para alıp, Libya'da konuşma yapacaksınız. Bir yıl geçmeden de, kaddafi'yi öldüren,öldürtenlerle işbirliği yapacaksınız. Libya'nın, Libya halkının 170 Milyar $ tutarındaki parasının üzerine, Fransa yatmıştır. Yine Fransa, Libya petrollerinin % 30'una (şimdilik) sahip çıkmış,ortak olmuştur. Sonuç, ölen,sakat kalan binlerce Libyalı ve müslüman, zenginleşen,sömürmeye devam eden doymaz bir Batı.
Neyin baharı oldu sizce?

14 Mart 2012 Çarşamba

Afrika, açlık ve yeni sömürge düzeni


Afrika açlıktan kırılıyor, insanlar iş bulamıyor. Ama ülkelerin toprakları çeşitli ülkeler tarafından tarım için kiralanıp, paylaşılmış durumda. Demek ki o ülkelerde istenirse bir şeyler üretilebiliyor. Gelecek için Türkiye'yi bekleyen tehlike de budur.  


6 Mart 2012 Salı

Atatürk’e saldırı

Melih Aşık
6 Mart 2012

Atatürk’e saldırı

BDP Milletvekili Altan Tan ve benzerleri Atatürk’e neden saldırıyor? Avukat Hüseyin Özbek’i dinleyelim:
“... Birkaç soruyla başlayalım işe: Mazlum bir ulusun kurtuluş zaferi, kuruluş mucizesi niçin ters yüz edilmektedir? Emperyalizme karşı zafer kazanmış bir milletin kolektif gurur simgeleri niçin aşağılanmaktadır. Amaçsız toplulukları millet yapan ortak ruh niçin yok edilmek istenmektedir? Aynı millete mensup olmanın dinginliğini hissedenler niçin ayrıştırılmaktadır? Anadolu coğrafyasında ruh çağırma seansları gibi niçin sanal etnisitelerin ebeliğine soyunulmaktadır? Ortak paydalar yok edilip niçin yeni inanç ve kültür gettoları inşa edilmektedir? Milli kimliğe dönüşmüş inanç iman sarmalı buharlaştırılırken niçin emperyal laboratuarların ürünü sentetik dinler, post modern cemaatler piyasaya sürülmektedir?
Yukarıda sıralanan, daha da çoğaltılabilecek soruların tek cevabı vardır: ABD’nin bölgeye yönelik tasarımında Türkiye’nin ulus devlet yapısı sorun yaratmaktadır...”
Şu sözler de Profesör Hakkı Keskin’e ait:
“Amaçları ayrı bir Kürt devleti kurmak olanların ana hedefi Atatürk’tür. Çünkü Kemalistler, etnik ayrım gözetmeksizin, ulusal birliği ve ülke bütünlüğünü ödünsüz olarak savunurlar. Atatürk ve Kemalizm laik Türkiye Cumhuriyeti’nin, ulusal birlik ve beraberliğin ve Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünün simgesidir. Bu simge yıkılabilirse, ayrı bir Kürt devletini amaç edinenlerin önündeki en büyük engel kalkmış olacaktır...”
Son söz: Atatürk’e saldırı Türkiye’nin temellerine saldırıdır...

23 Şubat 2012 Perşembe

GOTTHARD

Kafanı kaldır ve çevrene bak

Gördüğün şeylerden hoşlanmayabilirsin

Omuzlarının üzerinde ağır bir yük

Ve özgürlüğün için hiçbir şey yapamayabilirsin

...Devam et

Hayatını yaşa, kendin için ve yalnız

Hiçbir şeyin kontrol etmesine izin vermeden

Bu elinde olan bir şey, sağlayabilirsin

Çünkü yarın henüz başladı

Gözlerindedir, özgürlük umudu

Kendi yolunda gidemediğini hissedersin

Sadece beni burada bulabileceğini hatırla

Her zaman mavi gökyüzü griye dönüşecektir

Öyleyse korkmuyor musun

Gitmekte olduğun yerlerden

Güneşteki adayı mı arıyorsun?

Senin ellerindedir ve yol, senin gezdiğin yoldur

Evet, çünkü yarın henüz...

Çünkü yarın henüz..

Çünkü yarın henüz başladı..

Yolunda yürürken, yeni boyutlarda

Geçmişin yankılarını duyacaksın

Geçmişte yaptığın şeylere bir daha bakma

Çünkü yanlış vaatler asla bir son anlamına gelmez

Devam et

Hayatını yaşa, kendin için ve yalnız

Hiçbir şeyin kontrol etmesine izin vermeden

Bu elinde olan bir şey, sağlayabilirsin

Oh, çünkü yarın henüz...

Çünkü yarın henüz...

Çünkü yarın henüz başladı...

GOTTHARD

21 Şubat 2012 Salı

THE CIA’MAAT!

ŞİİR:
THE CIA’MAAT!

Arkasında, Amerika

“Ilımlı Din”, ne harika…

Haçlılarla, aynı halka

Namaz kâfi, yokmuş cihat

Karanlıktır, CIA’maat!


Muhammed’e, biatsız din

İslam olmaz, cihatsız din

Demokratik, şer’atsız din

Tahribattır, tam kanaat

Sapkınlıktır, CIA’maat!


Demokrasi, kutsal hedef

Gâvur verir, ödül şeref

Lions Mason, çağdaş kenef

Hizmet yapar, oh ne rahat

Kiralıktır, CIA’maat!


Güçlü ordu, zahmet imiş

Zaten NATO; rahmet imiş

Küresellik, nimet imiş

D-8’ler, o çok bayat

Münafıklık, CIA’maat!


Siyon patron, bunlar kukla

Sen oyalan, bu kabukla

Lider sanılan, çubukla

Güder halkı, ne kabahat

Uşaklıktır, CIA’maat!


Hoca kötü, Papa aziz

Karşı çıkan, olur taciz

Şöhret tatlı, lapa leziz

Ucuz uyuz, böyle hayat

Kur’an dışı, CIA’maat!


Gizli çekim, şantaj kaset

Dini riya, huyu haset

Gidecek ülkeye hasret

Ömür biter, gelir memat

Karışıktır, CIA’maat!


Bulmuş fırsat, makam; azmış

Kimseler yan, bakamazmış

Eh “nar nuru, yakamazmış”

Milli Çözüm, çün hakikat

Şaşkınlıktır, CIA’maat!


Paşalara, dokunulur

“Yargı hürdür”, okunulur

MİT olunca, yutkunulur

Nerde böyle, çiğ tatbikat

Şarlatanlık, CIA’maat!

Ya yarın?

Bunlar sadece gündeme gelenler, belgenenler olsa gerek. Esas buzdağının altındaki, ya da dağın arkasında saklanan neler var? Meclis TV yayını kesiliyor, gazeteciler susturuluyor, içeri tıkılıyor, muhalif gazeteler el değiştiriyor (değiştiriliyor, yoksa 5 Milyar TL vergi cezası tehdidi sopa olarak kullanılıyor), ABD'ye karşı olan, Ülkenin önde gelenleri birer birer içeri tıkılıdı, tıkılıyor, birer birer ölümleri bekleniyor (dışarı çıkmaları daha uzun süre hayal), ABD planlarına karşı olan askerler, görevleri başında terorist muamalesi yapılarak hapse tıkılıyor, bir yandan da Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü, ev hapsi konuşuluyor. Ne yaman çelişki değil mi? Yıllardır bu terörü yapan da yaptıran da Şanlı Ordumuz demek ki. ACI çok ACI. İçim acıyor, hem de çokkk. Yapılanlar şimdilik bu Dünya'da yanlarına kar kalıyor. Ya sonrası?

AKP'nin Çocukları: Gemicikler, İhaleler, Dolarlar / Kaan TURHAN

19 Aralık 2002'de TBMM Genel Kurulu'nda, AKP'li 222 milletvekilinini oyuyla kabul edilen, “Vergi Usul Kanunu'yla Gelir Vergisi Kanunu'nun” kimi maddelerinin yürürlülükten kaldırılmasını öngören yasa tasarısı kabul edildi. Düzenleme; Vergi Usul Yasası'nın:

“Kişinin her türlü harcama ve tasarruflarını, vergisi ödenmiş veya vergiye tabi olmayan kazançlardan sağlayıp sağlamadığının sorulması” ve

Gelir Vergisi Kanunu'nun:

“Vergiye tabi gelirlerle ilişkilendirilemeyen ve harcandığı veya tasarruf edildiği tespit edilen mal ve hakların, safi irat olarak kabul edileceğine”

ilişkin hükümlerinin, 1 Ocak 2003 tarihinden itibaren kaldırılmasını içermekteydi.

AKP'nin ortadan kaldırdığı düzenleme, “Nereden Buldun?” sorusunun sorulmasına dayanak olan yasa maddeleriydi!

“Nereden buldun”un kaldırıldığı tarihte en küçüğü 12, en büyüğü 30 yaşında olan, çoğu da 1980'den sonra doğan girişimci çocuklar, ilk AKP hükümetinin kurulduğu 18 Kasım 2002 tarihinden itibaren bugüne değin on sekiz adet limited ya da anonim şirket kurdular!

2008 yılı itibariyleyse şirketlerinin sermayesi 30 milyon YTL'yi aşmıştı. 1


Sevim Tanürek’in 8/8 Kusuru(!), Burak Erdoğan'ın Şirketleri

1934 yılında doğan Türk Sanat Müziği Sanatçısı. 1950-1959 yılları arasında TRT Ankara Radyosunda çalıştı. Daha sonra TRTden ayrılarak sahne çalışmalarında bulundu. Çok sayıda 45lik plak doldurdu. Türk Sanat Müziğinin ve sahnelerin hanımefendi sanatçısı. Sanat hayatı boyunca hiçbir kötü olayın içinde bulunmadı.

11 Mayıs 1998 günü İstanbul- Şişlide kırmızı ışıkta durmayan bir araç tarafından, yaya geçidinde iken ezildi ve 5 gün sonra vefat etti.

Sevim Tanürek'e çarpan ve ölümüne sebep olan kişi, o tarihte İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan R. T. Erdoğan’ın oğlu Burak Erdoğan’dı.

Kaza sonucu bir ölüm yaşanmasına rağmen, Burak bir gün dahi hapis yatmadı, gözaltına alınmadı ve mahkemeye bir kere bile çıkmadı. Derhal İngiltereye gönderildi. Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi Burak'a kusursuz raporu verdi.

Raporu veren Adli Tıp uzmanı Eyüp Çakmak, 14 Mart 2003'te oturduğu başbakanlık koltuğunda henüz bir yılını doldurmamışken, Türkiye Denizcilik İşletmeleri AŞ Genel Müdür Yardımcılığı görevine getirildi. Rahmetli Sevim Tanürek ise, 8/8 kusurlu bulundu!... 2

Tayyip Erdoğan'ın kardeşi Mustafa Erdoğan, kız kardeşi Vesile İlgen'in eşi Ziya İlgen ve 27 yaşındaki oğlu Ahmet Burak Erdoğan, 10 Nisan 2006 tarihinde Turkuvaz Denizcilik ve Ticaret AŞ'yi kurdular.

Şirketin kurucuları arasında Erdoğanlar'ın gelini Sema Ketenci'nin babası Osman Ketenci'yle “sırdaş” Mustafa Gürdoğan da yer alıyordu... 3

Amcası ve halasının eşinden ayrı olarak Ahmet Burak Erdoğan, 19 Ocak 2007 tarihinde MB Denizcilik Taşımacılık Limited Şirketi'ni kurdu.

Erdoğan'ın ikinci denizcilik şirketi MB Denizcilik'teki ortağı Mecit Mert Çetinkaya'ydı.

Kuruluşundan 18 gün sonra, yani 6 Şubat 2007 tarihinde “Safran 1” adlı kuru yük gemisini satın aldı!..

Başbakan'ın 2005 yılında 500 YTL maaşla çalışan oğlu, gemiyi 2 milyon 350 bin dolara satın almıştı!

Gemiyi satın alırken 500 bin doları peşin ödeyen Ahmet Burak Erdoğan, geri kalan 1 milyon 850 bin dolarıysa 36 aylık takside bağlamıştı...

Ahmet Burak Erdoğan'ın gemiyi satın aldığı Gürgen Deniz Nakliyat Turizm ve Ticaret Limited Şirketi; Hasan ve Hüseyin Doğan kardeşlere aitti.

Gemiyi satan Hasan Doğan, Tayyip Erdoğan'ın oğlu Ahmet Burak Erdoğan ve diğer çocuklarının eğitim masraftalarını üstlenen Remzi Gür'ün kayınbiraderiydi!

Hasan Doğan'ın ablası Nevin, Remzi Gür'ün eşiydi. Hasan Doğan ayrıca, Remzi Gür'ün sahibi olduğu Ramsey'in de ortaklarındandı.

Hasan Doğan'ın Başbakan'ın kuyumcusu ve yakın dostu Cihan Kamer'le de ortak şirketleri bulunuyordu.

Cihan Kamer, Hasan Doğan ve Dubai Şeyhi El Maktum ortaklaşa İETT Garaşı ihalesini kazanmışlardı. Doğan aynı zamanda Uzanlar'a ait Star gazetesinin AKP döneminde el değiştirmesiyle birlikte bu gazetenin de ortakları arasına girmişti. 4

Ahmet Burak ve Necmeddin Bilal Erdoğan, AKP iktidarının 4 yılı geride kaldığı günlerde, tapu kayıtlarında satış bedeli 1.000.000 YTL olarak gösterilen villanın sahibi olmuşlardı.

5 bin 20 metrekarelik bir arazi üzerinde yer alan villayı Erdoğan kardeşler 25 Ağustos 2006 tarihinde satın almışlardı. Yine Bilal Erdoğan, 24 Ağustos 2005 tarihinde ABD'nin Maryland eyaleti, College Park'ta da 261 bin 500 dalora bir ev almıştı. 5


AKP’liyi sınavsız böyle memur yaptılar! 6

Yeniçağ Gazetesi yazarı Sabahattin Önkibar, Rekabet Kurulu Başkanı Nurettin Kaldırımcı’ya soruyordu:

1) Sizin İbrahim Kaldırımcı diye bir oğlunuz var mı?

2) Bu oğlunuz mühendis mi?

3) İbrahim Kaldırımcı AKP’li Kayseri Kocasinan Belediyesi’ne itfaiye eri olarak işe girdi mi?

4) İbrahim Kaldırımcı bu işe girişin akabinde Eti Maden Genel Müdürlüğünün talebi ile Kocasinan Belediyesinden naklen Eti Maden’e itfaiye eri olarak değil, mühendis olarak geçip hiç bir sınava girmeden memur statüsü ile işe başladı mı?


Ulaştırma Bakanı'nın Oğlunun Gemi Kiralama Olayı

AKP'nin Ulaştırma Bakanı olan Binali Yıldırım'ın oğlu Erkan Yıldırım henüz 21, kız kardeşi Bahar Büşra Yıldırım'sa 17 yaşındayken ilk şirketleri Derin Denizcilik Gemi Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'yle ticarete atıldılar.

6 Şubat 2002 tarihinde faaliyete geçen şirketin kuruluş sermayesi 10 bin YTL'ydi. AKP'nin tek başına iktidar olduğu 3 Kasım seçimlerinin üzerinden henüz 1 yıl geçmişti ki, Yıldırım kardeşler şirketlerinin sermayesini bir anda 500 bin YTL'ye yükselttiler.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın 24 yaşındaki oglu Erkan Yıldırım, ihalesiz olarak Ankara Feribotu'nu alıyor. Santour isimli şirket almis oluyor. Bu feribotun, günlügü en az 15 bin dolar'dan kiralanması gerekirken, 9 bin dolara'a kiralandığı ifade ediliyor.

Burada önemli bir konu da, Çesme- Brindisi arasinda Devlet, Samsun Feribotu'nu işletiyor. Madem bu hat is yapıyor da, Devlet 2 feribotu neden işletmiyor?

Ankara Feribotu ucuza kiralandığı için, bilet fiyatlarında indirim yapılıyor. Ankara Feribotu, 740 yolcu ile Çeşme'ye gelirken, Samsun Feribotu 400 yolcuda kalıyor.

Ulaştırma Bakanı'nın çocukları, İtalya'da “Happy Dolphin” adlı bir feribotun borçlarından dolayı satışa çıkarıldığını öğrendiler.

İtalya'da yapılan ihaleyi Unakıtan kardeşler kazandı. 6 Haziran 2003 tarihinde, “uluslararası yolcu ve yük gemisi” ibaresiyle kaydı yapılan geminin yeni adı “Derin Deniz” oldu!

Yıldırım kardeşler, gereken paranın 245 bin avrosunu tamamlamışlar geriye kalan 200 bin avroyu da Santour adlı şirketten “borç” almışlardı.

Bundan yaklaşık 2,5 ay önce, Sancak Line şirketin sahibi olduğu “Sancak 1” gemisi, 17 Nisan 2003 tarihinde Tuzla'da tersanede bakımdayken, aniden yandı. Sancak Lines'ın kardeş şirketi Santour adlı şirketti. Yani Unakıtan'lara “borç” veren şirket. İkisi de aynı çatı altında olan şirketlerdi. Sancak Lines'ın bir dönemki müdürü genel müdürüyse tanıdık bir isimdi: Binali Yıldırım. 7


Damat Albayrak, Çalık Holding ve Irak’ta İhaleler

Çalık Holding Genel Müdürü Serhat Albayrak, AKP’ye yakınlığıyla bilinen Star Gazetesi’nin Genel Müdürlüğü’ne geçince, yerine, Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak ağabeyinden boşalan genel müdürlük koltuğuna vekâleten oturmuştu.

Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde Samsun Ceyhan boru hattınının yapımını ihalesiz olarak alan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler’in uluslararası “iş takibini” yaptığı Çalık Holding’di! 8

“Talabani'nin KYP Karargahı ve Müzesi projesini, Tayyip'in damadı Berat Albayrak'ın Genel Müdürlüğünü yaptığı Çalık Holding üstlendi.

Damat Berat Albayrak, Şeyh Makdum'un yatırım CEO'su Mübarek Fahad'la Mart 2007 başında İstanbul'da görüştü.

Öneri şuydu:

Kuzey Irak'ta büyük inşaat ve yatırım işleri var.

Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani ve Kürdistan Başbakanı Neçirvan Barzani'yle müzakere edildi. Siyasal nedenlerle Tayyip Erdoğan'ın damadının yönetimindeki Çalık Holding tercih ediliyor...

Çalık Holding, Türkiye'nin enerji koridoru olduğuna kanıt olarak gösterilen Samsun – Ceyhan boru hattını ihalesiz almıştı.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun ilk özel rafineri kurma ruhsatını almak da Çalık'a nasip oldu.

Plana göre, TPAO ve Shell de doğalgazı birlikte çıkaracak. Çıkan gaz Kerkük'ten boru hattıyla Ceyhan'daki terminale ulaştırılacak. Shell, boru hattı yapımında damat bey Çalık Enerji Şirketi'yle ortaklığa gidecek.

Shell, bütün Irak'ın doğalgaz saha araştırmasını yapıyor. Shell'le anlaşmayı imzalayan TPAO Genel Müdürü Osman Şahin Dinç de ne tesadüftür ki, 30 Mayıs'ya görevinden istifa ederek Çalık Enerji'ye geçti.”

Çalık'ın hangi mekanizma üzerinde işler yürüttüğünün bir örneği de Merrill Lynch'ten şirkete verilen 200 milyon doların hikayesi.

Merrill Lynch'te üst düzey yönetici olan Mehmet Şimşek, 5 yıl vadeli torba krediyi çıkarınca, AKP Gaziantep 1. sıradan milletvekili adayı gösterildi.

Mehmet Şimşek'in yerine, Merrill Lynch'teki yerine 2006 yaz sonunda dönemin Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün oğlu Ahmet Münir Gül, Londra merkezinde işe başladı.” 9

Bu süreçten sonra Çalık Holding, Irak'ta elektirik, gaz ve petrol sektörlerini ilgiyle takip ettiklerini duyuruyordu. Musul'un 60 km güneyinde yapılak 750 mw gücündeki Ninova santralinin 388,5 milyon dolara mal olacağını ve 20 ayda tamamlanmasının hedeflendiğini söylemekteydi. 10


Maliye Bakanı'nın Oğlunun Mısır İthali Olayı

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın oğlu, Gümrük Vergisi % 70'e çıkmadan hemen önce, 4 bin ton çerezlik mısır ithal ediyor. Ve ithalden sonra, Gümrük Vergisi miktarı yükseltiliyor.

Maliye Bakanı, konu ile ilgili yaptığı açıklamada "oğlum o mısırları, tavuklarına yedirecek" diye ilginç bir görüş sergiliyor.

Ifade edidigine göre, 4 bin mısırla bir yıl boyunca 175 bin tavuğun beslenmesi söz konusudur. Ve bu miktarda bir tavuğun da olmadığı ileri sürülmektedir. Yine ifade edildiğine göre, mısır ithalinden 360 milyar kâr elde edilmiştir.

Ileri sürüldügüne göre, 17 Nisan 2003'te Mısır Ithali'nde Gümrük Vergisi %20'ye indiriliyor.

15 Temmuz 2003'te 4400 ton ADB menşeeli mısır ithal kontrol belgesi alıyor ve 4 Ağustos 2003'te 4000 ton mısır ithal ediliyor ve Gümrük Vergisi hemen bu ithalden sonra yükseltiliyor. 8 Ağustos 2003 tarihinde % 45'e yükseltiliyor. Daha sonra da söz konusu vergi, % 70'e yükseltilmiştir.

Kemal Unakıtan'ın oğlu Abdullah Unakıtan, anne Ahsen, kızlar Zeynep ve Fatma Unakıtan'la gelin Hilal Unakıtan ortaklığıyla 26 Ocak 2001 tarihinde 10 bin 500 YTL sermayeyle AB Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ kurulur...

AB Gıda AŞ'nin sermayesi; 25 Temmuz 2005 tarihine gelindiğinde 5 milyon YTL'den 10 milyon 500 bin YTL'ye çıkartıldı.

Böylece 2001 yılında 10 bin 500 YTL'yle kurulan şirketin sermayesi, aradan geçen AKP'li beş yılın sonunda, tam 1000 kat artarak 10 milyon 500 bin YTL'ye ulaşmış oldu. 11 ...

Şirket, 4 Ağustos 2003 tarihinde 4 bin ton mısır ithal etti. Bu ithalattan önce mısır için uygulanan gümrük vergi oranı 17 Nisan 2003'te % 35'ten, % 20'ye düşürüldü. Şirketin mısırı Türkiye'ye getirdiği 4 Ağustos 2003'ten dört gün sonra, 8 Ağustos'ta mısır ithalatındaki gümrük vergi oranı % 45'e, ardından da % 70'e çıkarıldı.

Böylece Unakıtan çocuklarının şirketi yalnızca vergideki oranlama değişikliği nedeniyle % 50 kazanç sağlamış oldu. 12 Ayrıca, böylece mısır üreticisi ve mısır ithalatı yapacak olan başkaca şirketlerin hakları gasp edilmiş oldu.

Resmi Gazete'nin 18 Mayıs 2004 tarihli sayısında yayımlanan kararla 20 Mayıs – 31 Ağustos 2004 tarihleri arasında geçerli olmak üzere mısır için 900 bin ton tarife kontenjanı açıldı. 3 ay 11 günlük süre içerisinde kontenjan belgesi olanlar için, gümrük vergisi oranı % 80 yerine % 25 olarak uygulandı. Akel adlı şirket de 12 Mayıs 2004 tarihinde 18 bin 656 ton mısırı ABD'den ithal ederek, Türkiye'de antrepoya koydu.

Kemal Unakıtan'ın oğlunun sahibi olduğu AB Gıda da 3 Haziran 2004 tarihinde Dış Ticaret Müsteşarlığı'ndan ithalat lisansı aldı.

“15146” numaralı lisans belgesine göre, şirket bundan 20 Mayıs – 31 Ağustos 2004 kota döneminde yararlanacak ve 582 ton 225 kilogram mısır ithal edecekti. Oğul Unakıtan ithal etmek yerine, Akel adlı şirketin getirdiği ve antrepoya koyduğu mısırdan 582 ton 225 kilogramını devraldı.

Akel firması, Abdullah Unakıtan'ın şirketine 18 Haziran 2004 tarihli mısır faturası kesti. Akel şirketi mısırı antrepoya 12 Mayıs 2004 tarihinde koydu, Mısır vergi oranının % 80 yerine % 25 olarak 20 Mayıs'ta uygulamaya başlaması dikkat çekti. 8 günlük fark nedeniyle yalnızca vergi oranı açısından şirket bu kez de % 55 kazanç sağlamış oldu. 13

Maliye Bakanı'nın soyismiyle piyasaya ürün çıkartılması ve pazarlanmasına ilk kez rastlanıyordu.

Unakıtan markalı pastörize yumurta reklamları AKP'li Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin EGO metro kartları üzerinde de yer almıştı... Bakanlar Kurulu'nun 29 Aralık 2004 sayılı Resmi Gazete'de yer alarak yürürlüğe giren 27 Aralık 2004 tarih ve 2004/8301 sayılı kararnamesiyle 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren likit ve pastörize olan yumurtanın % 18 olan KDV'si % 8'e indiriliyordu. 14

14 Ocak 2005 tarihinde Unakıtan çocuklarının yeni bir şirketi daha oldu. Abdullah Unakıtan, Hilal Unakıtan, Süleyman Fatih Subaşı, Mehmet Sarıbekiroğlu, Telemobil Bilgi ve İletişim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ni kurdu..

Zeynep Unakıtan da, 1 Mart 2005 tarihinde Telemobil'in yönetim kuruluna girdi.

Oysa Zeynep Unakıtan o tarihte Kartal Devlet Hastanesi'nde görevli aile hekimiydi. Zeynep Unakıtan, 25 Haziran 2005 tarihinde devlet memurluğundan istifa etti...

657 sayılı Devlet Mamurluğu Kanunu'nun “Ticaret ve Diğer Kazanç Getirici Faaliyetlerde Bulunma Yasağı” başlıklı 28. maddesine göre, Zeynep Unakıtan'ın ticari şirkette yöneticilik yapması yasaya aykırıydı. 15

Telemobil AŞ'nin 50 bin YTL'lik sermayesi 7 Temmuz 2005 tarihinde 300 bin YTL'ye çıkarıldı. Şirket'in kurulmasının ardından Özelleştirme İdaresi Unakıtan'a bağlanıyordu ve bir süre sonra da Mersin Limanı özelleştirildi.

Limanın özelleştirilmesi 12 Ağustos 2005 tarihinde yapıldı. Mersin Limanı'nın 2 milyon dolarlık terminal işletim sistemine ihtiyacı vardı. İşletim sistemi neyi kapsıyordu; limandaki güvenlik kameralarının yanı sıra, limanın kapasitesinin artırılabilmesi ve faaliyetlerin standardizasyonu ve düzenlenmesinde kritik öneme sahip yazılımı, serverları, el terminallerini ve liman sahasında bilgi aktarımını sağlayacak kablosuz sistemleri... personel giriş çıkışını sağlayan program ve okuma sistemleri (kartlı geçiş sistemi) ve bu konulara ilişkin bilgisayar kablolama, kameralar ve teknik teçhizatın tamamı kapsamdaydı.

İşletim sisteminin satın alınabileceği şirket araştırmasında, tüm sistemi entegre biçimde sunabilen şirket bulundu: Unakıtan'ların Telemobil AŞ'si. 16


Unakıtan’ın Torun’larla İlişkileri ve Nokta İnşaatın Başarı Sırrı

Nokta İnşaat Yatırım Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirket, Kuruluş Tarihi: 05 Mayıs 1983, Perşembe.

Yetkilileri: Haluk Yıldız Genel Müdür Ahmet Yahya Kığılı Yönetim Kurulu Başkanı Müşterek Aziz Torun Yönetim Kurulu Üyesi Müşterek Mehmet Torun Başkan Yardımcısı Müşterek Mehmet Avni Kığılı Yönetim Kurulu Üyesi Müşterek.

“Varlığı 100 milyon dolar ile 500 milyon dolar arasında olanlar”

listede son sırayı 425 milyon dolar servete sahip Ahmet Yahya Kiğılı, Ali Gülçelik, Aziz Torun, Mehmet Torun ve Ayşe Verda Gülçelik paylaştı. 17

Unakıtan`dan eski dostlara teşvik başlığıyla yer alan haberde: Devletten teşvik alan 4 şirketin, 4 yılda aldığı prim miktarı trilyonları buldu.

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan`ın göreve gelmeden önce hissedarı olduğu şirketler, Resmi Gazete`de yer alan bilgiye göre, 2002 ile 2005 yılları arasında devletten toplam 339.5 trilyon lira teşvik aldı.

Bu şirketler arasında Kastamonu Entegre Ağaç Sanayi ve Tic. A.Ş., MKS-Marmara Entegre Kimya Sanayi A.Ş. ile Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş. ve Family Finans Kurumu A.Ş. yer alıyor.

Resmi Gazete`de yer alan bilgiye göre, Unakıtan`ın da bir dönem hissedarı olduğu ve devletten teşvik alanlar arasında aslan payını kapan ise Kastamonu Entegre Ağaç Sanayi ve Ticaret A.Ş. Kastamonu Entegre Ağaç Sanayi ve Ticaret A.Ş.`nin 2003-2005 yılları arasında devletten aldığı teşvikin miktarı tam 299.8 trilyon lira.

3 yılda 300 trilyona yaklaşan teşvik alan Kastamonu Entegre Ağaç Sanayii`nin şu anki ortakları ise ünlü giyim markası Kiğılı`nın sahiplerinden Ahmet Yahya Kiğılı, Mehmet Avni Kiğılı ile Haluk Yıldız, Mehmet Orhan İdil ve Yıldırım Aktürk`ten oluşuyor.

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan`ın bir dönem yöneticiliğini de yaptığı ve hissedarı olduğu Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş.`nin 2002 - 2005 yılları arasında devletten aldığı teşvik miktarı ise tam 20.1 trilyon lira.

Albaraka Türk`ün yöneticileri, Maliye Bakanı Unakıtan`ın da yöneticiliğini yaptığı dönemi de kapsayan yıllar arasında hakim karşısına çıkmışlardı. Albaraka Türk`ün ortak ve yöneticileri olan Abdullatif Omar Ghurab, Mustafa Latif Topbaş, Abdul Razzak Kamel, Bahjat Khalil, Yalçın Öner ve Mortaza Gharan Baghain hakkında dava açılmıştı.

Nöbetteki asker MALİYE Bakanı Kemal Unakıtan, Türkiye`nin en büyük sorununun kayıtdışılık olduğunu ve bunun önlenmesi gerektiğini belirtti. Unakıtan, verginin vatandaşlardan kamu harcamalarını karşılamak için devletin hakkı olarak alındığına değinerek,

`Vergi, sınırda nöbet tutan askerimizin cephanesi gibidir. Vergi, onurlu bir gelecek, hürriyetler ve bağımsızlık demek. Hepimizin başının dik olması için her şeyden önce ekonomimizin güçlü olması gerek``

diye konuştu.

Torunlar Gıda, Kiğılı ve Sur Yapı ortaklığı Nokta İnşaat, Türk Henkel'e ait olan İzmir'deki 91 yıllık Turyağ fabrikasını 40 milyon dolara satın aldı. Devri ise 1 yıl sonra yapılacak.

Türk Henkel'e ait 91 yıllık Turyağ fabrikası, bakliyat devi Torunlar Gıda, konfeksiyoncu Kiğılı ve inşaatçı Sur Yapı'nın ortak olduğu Nokta İnşaat Yatırım Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ'ye satıldı.

44 bin metrekarelik fabrikanın 40 milyon dolara satıldığı belirtiliyor. Margarin üretimini Balıkesir'de faaliyet gösteren Arı Yağ'a devreden, deterjan üretimini de Ankara Elmadağ'da aldığı Karizma firmasının tesislerinde sürdürecek olan Türk Henkel, sattığı fabrika arsasını yeni sahiplerine 1 yıl sonra teslim edecek.

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin hazırlıklarını sürdürdüğü imar planı ile Türk Henkel'in arsasının olduğu Turan Bayraklı Bölgesi'nin çok katlı yapıların, turizm ve alışveriş merkezlerinin yer alacağı bir bölge olması planlanıyor.

Yaklaşık 2 yıl önce 45.9 milyon YTL'ye İstanbul'daki Telsim binasını satın alan Torunlar Gıda'nın Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Torun, satın aldıkları arsada İzmir'e şehircilik açısından oldukça başarılı bir proje kazandıracaklarını açıkladı. İzmir Körfezi kıyısındaki bölgede geçmişte atıklarını denize bırakan sanayi tesislerinin faaliyet gösterdiğini, yeni yapılan imar planı ile bölgenin belediyecilik açısından örnek bir yer olacağını belirten Torun,

"Biz de bu arsayı alarak şehircilik açısından başarılı bir proje gerçekleştireceğiz. Burası bir yaşam merkezi olacak. Sanayi yapısından kurtulacak. Arsayı 1 yıl sonra teslim alacağımızdan projemizi şimdiden tarif etmem mümkün değil. Görevlendireceğimiz ekip, arazi üzerinde incelemelerde bulunacak, yerleşim planlarını yapacak. Daha sonra iyi bir proje üzerinde karar vereceğiz"

dedi.

Bu yatırımlarının Kiğılı Grubu ile ilk projeleri olacağını hatırlatan Torun, gayrimenkul sektöründe büyüme yönünde hedefleri olduğunu, yine İzmir'de yeni gayrimenkul projeleri üzerinde çalıştıklarını açıkladı.

1916'da İzmir Turan semtinde İngiliz sermayesi ile kurulan küçük bir yağhanenin devamı olan Turyağ, 1918'de Emlak Dairesi'nce devralındı.

Turyağ, 1928'de bir Alman şirketi, 1929'da ise bir İngiliz şirketi tarafından satın alındı. Fabrika, 1932'de ilk bitkisel margarini piyasaya verdi. 1936'da Türkiye'nin ilk yıkama maddesi olan Tursil'in üretimine başlayan Turyağ'a 1957'de Yapı ve Kredi Bankası ortak oldu.

1965'te dünyanın en büyük kuruluşlarından Henkel'in ortaklığı ile Turyağ yeni bir döneme geçti. Özellikle yıkama maddeleri alanında yeni yatırımlara başlandı. 1994'te Yapı Kredi Bankası, hisselerini Henkel'e devretti. 1996'da ise Türk Henkel yönetimine geçen Turyağ'ın merkezi İstanbul'a taşındı. 18

Yine Nokta İnşaat Karkamış Antik Kenti’nde bulunan mayınlı alanların temizlenmesinde açılan ihaleyi kazanıyordu:

Gaziantep İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünde, Karkamış Antik Kenti'nde bulunan mayınlı alanlarda mayının elle kaldırılarak temizlenmesi işi için 24 Temmuz 2009'da ihale düzenlenmiş, ihalede ''Sargın İnşaat Makine Sanayi ve Ticaret AŞ, Ertuğrul İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ, Ronco Consulting Corporation, K.A. Tauber Spezialbau GmbH & Co. KG, IDC Savunma Sanayi, Norm Sanayi Ürünleri, ABC Genel Mühendislik Ltd. Şti, Asal Eğitim Danışmanlık, Piroğlu Metal Sanayi, Mehmet İmam İnşaat Mühendisliği, Nokta Yatırım İnşaat Gıda Tekstil Petrol Sanayi Ticaret, Ace İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti, OSS Savunma Sanayi, Countermine Mayın Temizleme ve Delta İnşaat Danışmanlık'' şirketlerinin dosyaları kabul edilmişti.

Muhammen bedeli 2 milyon 754 bin TL olan ihaleyi, 1 milyon 111 bin 111 TL ile en düşük teklif veren Nokta Yatırım'ın kazandığı 21.10.2009 tarihinde açıklanmış ve kesinleşen ihale kararı tüm firmalara yazılı olarak bildirilmişti. 19


Velayeten Şirket Sahibi Emre Gül

Emre Gül'ün ilk içi e-ticaret alanında yatırım yapmak oldu.

7 Kasım 2006 tarihinde Adresime Gelsin Bilişim Teknolojisi ve Ticaret Limited Şirketi'ni kurdu.

Baba Abdullah Gül o dönemde Dışişleri Bakanı'ydı. Emre Gül'ün, 24 yaşındaki Ali Caner Öner ve Ali Can Akkuş'la internette ticaret amacıyla kurduğu şirketin toplam sermayesi 15 bin YTL idi.

Her ortağın payı %33,3 oldu. 18 yaşından küçük olduğu için Mehmet Emre Gül, kuruluş belgelerini imzalayamadı.

Velayeten annesi Hayrünnisa'yla babası Abdullah Gül imzaladı!

Dışişleri Bakanı velayetiyle kurulan sitede; Soros destekli Genç Siviller Hareketi'nin “Genç Siviller Rahatsız” kitabıyla, Gül Ailesi'nin yakın dostu olan AKP Milletvekili Nursuna Memecan'ın eşi Sabah Gazetesi çizeri Salih Memecan'ın “Sizinkiler” isimli kitap serisi yer aldı. 20

Kaan TURHAN - 27 Ocak 2012, Açık İstihbarat

--------------------------------------------------------------------------------

1 İlhan Taşçı, Babam Sağ Olsun, Cumhuriyet Kitapları, 4. Baskı, Temmuz – 2009, Ss. 11 – 13.
2 Rıfat Serdaroğlu, Tefessüh / Çürümüşlük, Ege'de Son Söz, 22.03.2011
3 İlhan Taşçı, a.g.e., s. 56.
4 İlhan Taşçı, a.g.e., Ss. 59 – 61.
5 İlhan Taşçı, a.g.e., Ss. 73 – 75.
6 Sabahattin Önkibar, Yeniçağ Gazetesi, 17 Mart 2011
7 İlhan Taşçı, a.g.e., Ss. 156 – 160.
8 İlhan Taşçı, Bir AKP Belgeseli: Maskesiz Soygun, Siyah Beyaz Yayınları, 2. Baskı, İstanbul, Ss. 82 – 84.
9 Deniz Yıldırım, Tayyip'in Voleleri (Cemaatin Ekonomik İşleyişi: Peçeli Holding, Damada 'Sınır Ötesi' Rüşvet, Yazı Dizisi:6, Aydınlık, 28.04.2011, s. 12.
10 Aydınlık, 10.05.2011, s.5
11 İlhan Taşçı, a.g.e., Ss. 100 – 102.
12 İlhan Taşçı, a.g.e., Ss. 104 – 109.
13 İlhan Taşçı, a.g.e., Ss. 106 – 109.
14 İlhan Taşçı, a.g.e., s. 115.
15 İlhan Taşçı, a.g.e., Ss. 135 – 135.
16 İlhan Taşçı, a.g.e., Ss. 125 – 127.
17 http://arsiv.sabah.com.tr/1999/01/19/E03.html
18 Referans Gazetesi, Haziran 2007
19 12 Kasım 2009 - nizipdenge.com
20 İlhan Taşçı, a.g.e., Ss. 27 – 28.