Bürokrasi içerisinde yer aldığı uzun yıllar boyunca yazdığı "arz ederimli" sıkıcı resmi yazışmaların satır aralarında bir şair duyarlılığını yaşatabilmek kim bilir ne denli zor olmuştur? Neleri alıp götürmüştür ondan?
Gecenin nöbeti güne bıraktığı saatlerde okumaya başladığım kitapta çok sevdiğim mısralar da oldu, ilgimi çekmeyenler de. Öncesinde beylik bir kaç şiiri dışında Süreya şiirini tanımıyordum. İlk izlenim olarak bana Necati Cumalı ile Orhan Veli karışımı bir lezzet verdi diyebilirim.
İşte aklımda yer eden ve en sevdiğim iki Cemal Süreya şiiri:
SAN
Kırmızı bir kuştur soluğum
Kumral göklerinde saçlarının
Seni kucağıma alıyorum
Tarifsiz uzuyor bacakların
Kırmızı bir at oluyor soluğum
Yüzümün yanmasından anlıyorum
Yoksuluz gecelerimiz çok kısa
Dört nala sevişmek lazım
ÜSTÜ KALSIN
Ölüyorum tanrım
Bu da oldu işte.
Her ölüm erken ölümdür
Biliyorum tanrım.
Ama, ayrıca, aldığın şu hayat
Fena değildir...
Üstü kalsın...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder